PROLETERLEŞME
Genel olarak Marksizm kaynaklı eleştiriler, klasik görüşlerin iddia ettiği gibi profesyonel mesleklerin toplumun iyiliği için çalışan, özerk, güçlü gruplaşmalar olmadıklarını, tam aksine, kapitalist sistem içerisinde var olan tarihsel uzlaşmazlıkların bir devamını simgelediklerini ileri sürdüler. Wilensky (1964-65), bu yaklaşımın ilk tohumlarını atmış olsa bile, en çok yankı uyandıran eser Haug (1973)'un makalesi oldu. Haug(1973), profesyonel mesleklerin ilk zamanlarda halkın destek ve ilgisini çektikleri, hatta bu profesyonel kişilerin toplumsal hiyerarşide en üst kesimlere geldiklerini kabul etti. Ancak onun açısından, günümüzde artık geleneksel ilişkiler tıkanmış, profesyoneller göreli avantajlarını yitirmişlerdir. Bu toplumsal erozyonun başlıca iki nedeni vardır: l)Müşteri kalıplarındaki değişmeler, 2)teknolojik yenilikler. Haug'a göre, müşteriler artık eskisi gibi profesyoneller karşısında edilgen bir durumda değiller. Doktora giden hasta ilkin doktorun ne yapmak istediğini öğrenmek istemekte, mevcut tedavilerin neler olduğunun anlatılmasını talep etmekte, hatta kendince (tıp kitapları okumak gibi) küçük araştırmalar yapmaktadır.
Yani müşteriler artık daha çok sorgulayıcı olmuşlardır. Profesyoneller ise her istediklerini müşterileri üzerinde uygulayamamaktadır. Böylesi bir durum, profesyonellerin özerkliğinden çok şey almış götürmüştür. İkinci olarak örneğin bilgisayar teknolojisinde yaratılan çok önemli yenilikler profesyonellerin yaptıkları işin hacmini ve önemini azaltmıştır. Bir anlamda, profesyoneller müşterilerin gözünde eskiden olduğu kadar önemli değillerdir
Böyle bir süreç içerisinde profesyonellerin ellerinde tuttukları, tek güvenceleri olan uzmanlık bilgisi üzerindeki tekellerini, itibar ve maddi gelir gibi ayrıcalıklarını yitireceklerdir. Profesyoneller özerk kişiler değil toplumun ya da bazı sınıfların hizmetçileri konumuna gelmeye başlamışlardır. Kısacası, Hâugh (1973), sanayi devrimi sonrasında başlayan profesyonelleşme (professionalisation) eğiliminin, profesyonelleşmeme (deprofessionalisation) eğilimiyle yer değiştirdiğini ileri sürmektedir.
Benzer bir görüş ise, C.Wrightt Mill (1951)'in önderliğinde gelişti. Bu modele göre, bürokratik uzmanlaşma, profesyonel iş alanlarını daraltmış, profesyonelleri sadece basit bir teknisyen durumuna düşürmüştür. Bürokraside çalışan yöneticiler, profesyonellere nelerle uğraşmalarını ve amaçlarının neler olması gerektiğini dikte etmektedirler. Yani, profesyoneller kendi uzmanlık alanları üzerindeki geleneksel kontrollerini artık kaybetmişlerdir. Bu görüşün 1970'lerdeki en önemli temsilcisi Oppenheimer(1973-75)'dır. Ona göre, sanayileşme sürecindeki önemli beş değişiklik profesyonelleşme sürecini etkilemiştir. 1) Bürokratikleşme profesyonel işlere de bulaşmış, bu alanda daha da artmıştır. 2)Çok gelişmiş eğitim sistemlerinden geçmeyi gerekli kılan profesyonel uğraşlar artık can sıkıcı olmuşlardır. 3)Pazar ilişkileri içerisinde, yüksek bir yaşam standardı, itibar ve anlamlı bir iş yapmak gibi profesyonellerin sahip olduğu bir kaç göreli üstünlük yitirilmektedir. 4)Devlet dairelerinde çalışan profesyoneller her geçen gün artan siyasi ya da siyasi olmayan baskı altındadırlar. 5)Kadın hareketleri gibi sosyal hareketler ile profesyonel işyerlerinde ortaya çıkan bunalımlar arasında bir ilişki vardır. Bunlara ek olarak, son zamanlarda profesyonel meslekler arasına katılmaya çalışan yan mesleklerde profesyonel meslekleri tehdit etmektedir. Her ne kadar şu an çeşitli bakımlardan göreli üstünlükleri varsa da yakın bir gelecekte proleterya konumuna düşeceklerdir. Bir başka deyişle, Oppenheimer (1973), içinden geçtiğimiz sürecin, mesleklerin profesyonelleşmediğini tam aksine proleterleştiğini ileri sürdü.
|
|
|
|
|